AKP’de Süleyman Soylu tartışması: 15 milletvekili rahatsızlıklarını parti yönetimine iletti

0

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), organize suç örgütü lideri olduğu gerekçesiyle aranan Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Metin Külünk’ün de aralarında bulunduğu bazı isimlere yönelik iddiaları ile ilgili Meclis zemininde araştırma veya soruşturma komisyonu kurulmasına kapıları kapattı.

Ancak Soylu’nun katıldığı iki televizyon programında Peker’e koruma verilmesiyle ilgili kendisinden önceki dönemde görev yapan bakan ve bürokratları adres göstermesi, AKP içinde tartışma yarattı. Aralarında emniyet kökenli isimlerin de bulunduğu 15 milletvekilinin grup yöneticileriyle görüşerek, bizzat rahatsızlıklarını parti yönetimine ilettiği öğrenildi.

Milletvekilleri ile yapılan toplantıya katılan AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, toplantıyla ilgili “görev üstlendiği” ifadesinin doğru olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Peker’in hedef aldığı Soylu’ya, videoların yayınlanmasından yaklaşık üç hafta sonra grup toplantısında yaptığı konuşmayla sahip çıkmıştı. Erdoğan ayrıca, eski Başbakan Binali Yıldırım’ın da oğlu üzerinden hedef alındığını belirterek, “Bu tezgahı bozacağız” açıklaması yapmıştı. Erdoğan’ın bu açıklamalarının ardından da Peker’in lideri olduğu organize suç örgütüne dönük İstanbul merkezli operasyon başlatılmıştı.

15 milletvekili rahatsızlıklarını bizzat iletti
Bu açıklamalara karşın, parti içinde Soylu’nun açıklamalarıyla ilgili tartışmalar bitmiş değil.

Soylu’nun Peker’e koruma verilmesinde, kendisinden önceki bakan veya bürokratları işaret etmesi, halen partide milletvekili olan isimlerin tepkisine yol açtı.

Edinilen bilgiye göre, aralarında Soylu’dan önce İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Müdürlüğü yapmış isimlerin de bulunduğu 15 milletvekili, Soylu’nun açıklamalarından duyduğu rahatsızlığı parti yönetimine bizzat iletti.

Söz konusu milletvekillerinin önce Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek istedikleri ancak yapılan iç değerlendirmelerde Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın görevlendirilmesinin kararlaştırıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, Habertürk televizyonunda katıldığı programdan sonraki günlerde yapılan toplantıda milletvekilleri, Soylu’nun “kendisinden önceki dönemi yok saydığı, hatta zan altında bıraktığını” ifade ettiler.

Milletvekillerinin, “gerekirse o videolarda adı geçen herkesin, bizim de dokunulmazlığımız kaldırılsın, yargı süreci başlasın. Ama Soylu da istifa etsin, Meclis soruşturması açılsın. Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu da bu iddiaları araştırsın” görüşünü de ilettikleri belirtildi.

Miting rahatsızlığı
AKP içinde Soylu ile ilgili bir başka rahatsızlık konusunu ise geçen hafta sonu Afyonkarahisar’a bağlı Güney beldesinde yapılan seçimler öncesinde yaptığı miting gösteriliyor.

Soylu’nun koronavirüs salgınıyla mücadelede insanların birbiriyle temas etmesini önlemek için sokağa çıkma yasağını uygulayıcı konumda bir isim olduğuna dikkat çekilerek, kalabalık konvoy eşliğinde miting düzenlemesinin bu konumuyla da çeliştiği ifade ediliyor.

Ancak parti yönetiminde yapılan değerlendirmelerde, Soylu’nun “Peker’den 10 bin dolar maaş alan siyasetçi var” açıklaması ve kendisinden önceki dönemlerde görev yapan bakan veya bürokratları adres göstermesinin hata olduğu görüşü dile getirilmekle birlikte, istifa etmesi ya da soruşturma açılmasına sıcak bakılmadı.

Böyle bir süreçte Soylu’ya yönelik bir tasarrufun, partiyi de zor durumda bırakacağı, “mafya liderinin iddiaları üzerine İçişleri Bakanı’nı görevden uzaklaştırmış” konumuna düşeceği değerlendirmesi yapıldı.

Erdoğan uyardı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da partisinin son Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında, parti yöneticilerini Peker’in iddialarına yanıt vermemeleri, “farklı yönlere çekilebilecek” konuşmalar yapmamaları konusunda uyardığı ifade edildi.

Erdoğan’ın söz konusu iddialarla ilgili Meclis zemininde bir araştırma ya da soruşturma seçeneğine de kapıları kapatarak, “Suç işleyen herkes hukuk karşısında hesabını verir” diyerek yargıyı işaret ettiği belirtildi. AKP kulislerinde Erdoğan’ın Soylu’ya da benzer uyarıları yaptığı konuşuluyor.

Erdoğan milletvekilleriyle buluşacak
Parti içinde bu tartışmalar yaşanırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, pandemi nedeniyle bir süredir yapılamayan, milletvekilleriyle değerlendirme toplantılarını yeniden gündemine aldı. Erdoğan partisinin dünkü grup toplantısında, milletvekilleriyle gruplar halinde gerçekleştirileceği kahvaltılı değerlendirme toplantılarına, 24 Haziran’da yeniden başlayacaklarını duyurdu.

Soylu ne söylemişti?
Sedat Peker, yayımladığı videolarda İçişleri Süleyman Soylu’nun kendisine koruma verdiğini iddia etmişti.

Soylu TRT’de katıldığı programda, Peker’e korumanın kendisi bakanlık görevine gelmeden 1,5 yıl önce verildiğini ifade etmişti. Soylu 24 Mayıs’ta Habertürk televizyonunda katıldığı programda da koruma polisi verilmesi konusunda yine kendisinden önceki dönemi, hatta halen AKP Erzurum Milletvekili olan Selami Altınok’un İstanbul Emniyet Müdürlüğü dönemini işaret etmişti.

Soylu, “16 Ocak 2015. DHKP/C’nin Sedat Peker’e, ilgili kişiye tehdit. 26 Ocak 2015 ‘ben koruma istemiyorum’, daha sonra ‘ben istiyorum’ diyor. Tekrar komisyon toplanıyor, istihbarat ve terör bir araya geliyor ve kendisine koruma veriliyor. İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok, terörden sorumlu da zannediyorum Mustafa Çalışkan. Şimdi şu adam, Nurettin Demir. Kadıköy eski ilçe emniyet müdürü. Kardeşi Nurten Demir, 1992’de DHKP/C’den öldürdü, diğer kardeşi DHKP/C ile iltisaklı. Sonra bu kişi ne olmuş? FETÖ’den ceza yemiş” açıklaması yaptı.

Bu açıklamanın ardından Anadolu Ajansı, “Sedat Peker’e verilen koruma kararı belgelerinde FETÖ izi tespit edildi” başlıklı bir haber yayımladı. Anadolu Ajansı’nın paylaştığı koruma belgesini imzalayanlar arasında Selami Altınok ile Mustafa Çalışkan’ın imzası yer alıyordu.

Bu haberin ardından Altınok, yazılı açıklama yaparak habere tepki gösterdi. “Resmi sıfat ve görev taşıyan kişiler haksız bir şekilde ifşa ve itham edilmiştir” diyen Altınok, “Şahsım, birlikte çalıştığım ve koruma kararı verilen belgede adı geçen imza sahiplerinin gerek 17-25 Aralık gerekse 15 Temmuz sürecinde yürüttükleri mücadele ve gösterdikleri duruşa tüm milletimiz ve kamuoyu yakından şahittir” görüşüne yer verdi.

Bu açıklamanın ardından Anadolu Ajansı haberini güncelleyerek Altınok’un ismini çıkardı, ilk tweet paylaşımlarını da sildi.

‘Peker’den 10 bin dolar maaş alan siyasetçi’ tartışması
Soylu katıldığı bir televizyon programında ayrıca “Sedat Peker’den 10 bin dolar maaş alan siyasetçi var” iddiasında bulunmuştu.

Israrlı sorulara karşı isim vermeyen Soylu, çağırılması halinde savcıya bu ismi verebileceğini ifade etmişti. Soylu bu ismi açıklamazken, Peker yayınladığı son videoda, AKP MKYK Üyesi Metin Külünk’e “çanta çanta para verdiği” iddiasında bulunmuştu.

CHP’nin, “10 bin dolar alan siyasetçiyi açıklaması” için yazılı başvuruda bulunduğu TBMM Başkanı Mustafa Şentop ise 27 Mayıs’ta İçişleri Bakanı Soylu’dan bu konuda bilgi istemişti.

Bülent Turan: Görev üstlenmedim
15 milletvekili ile yapılan toplantıya katılan isimlerden AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, BBC Türkçe’ye bir açıklama gönderdi. Turan, sosyal medya hesabından da paylaştığı açıklamasında, “Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın konuyla ilgili görev üstendiği” ifadesinin doğru olmadığını belirtti. Turan, şu görüşlere yer verdi:

“AK Parti her zaman hukuktan, adaletten ve hakkaniyetten yana olmuş; suç örgütleriyle kıyasıya mücadele etmiş bir siyasi harekettir. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da durduğu yer burasıdır. Bu mücadeleyi yürütecek olan şüphesiz devletin ilgili birimleridir. Haberinize konu iddialar adalete intikal etmiştir konulardır. Ayrıca Sayın Bakan her türlü iddianın araştırılması için bizzat kendisi savcılara müracaat etmiştir. Kanaatimiz dedikodu ve söylentinin ötesinde hukuka tekabül eden hususların her bakımdan açığa çıkartılacağı ve kamu vicdanını tatmin edecek şekilde herkesle paylaşılacağı yönündedir. Hukuk devleti anlayışı esasında her türlü şüphenin açığa çıkartılmasının önemi her türlü takdirin üzerindedir.

“Ancak unutmayalım ki adaletin tesis edilebilmesinin bir gereği de dedikodu ve söylenti ile siyasal mühendislik yapma girişimlerinin önünün alınmasıdır. Bu hususlara dikkat etmek kanaatimizce sadece siyasilerin değil, tüm kesimlerin görevidir. Bu konuda basının sorumluluğu, ilkeli ve objektif haberlerle kamuoyunu bilgilendirmesinin kıymetli olduğu kanaatindeyim. Basın ilkeleri çerçevesinde, haberinizin bu anlayışla yeniden değerlendirmesini dilerim.”