Dünyanın uzaktan çalışma için en uygun kenti Melbourne; İstanbul 71. sırada

0

Koronavirüs salgınıyla uzaktan çalışma yaygınlaştı. Teknolojinin sunduğu imkanlar birçok mesleğin uzaktan yürütülmesine imkan veriyor. Fransa’da yapılan bir araştırma Covid-19 salgını nedeniyle evde çalışanların veriminin yüzde 22 arttığını ortaya koydu.

İş yerine seyahatin getirdiği trafik stresi ve zaman kaybından kurtulan çalışanlar evleri, çocukları ya da hobileri için daha fazla vakit ayırabilir hale geldi. Bazı dezavantajları olsa da uzaktan çalışmak toplum genelinde birçok kişi için iş yaşamına yeni bir seçenek getirdi.

Evden çalışmak her ne kadar koronavirüs salgınıyla genele yayılsa da, salgın öncesinde uzaktan çalışmayı yaşam tercihi haline getirenlerin sayısı bir hayli yüksek. Dijital avantajdan yararlanmak isteyenler eşyalarını taşıyıp yaşadıkları ülkenin, hatta dünyanın istedikleri bir köşesinde kendilerine yeni bir hayat kurmayı tercih edebiliyor. Dijital göçebe olarak da adlandırılan bu kişilerin sayısı gün geçtikçe artıyor.

Dijital göçebeler kentlere avantaj sunabilir
Kent yaşamının hem ekonomik hem de sosyal bir parçası olan iş hayatı salgınla başlayan evden çalışma kuralıyla oldukça sarsıldı. Ofislerdeki çalışanların günlük ihtiyacını karşılayan kafe, restoran, kuru temizlemeci, bakkal gibi işletmelerin yanı sıra kent içi ulaşım hizmetlerinin gelirleri evden çalışma kuralı yüzünden olumsuz etkilendi.

Ancak uzaktan çalışmanın getirdiği esneklik kentlere yeni avantajlar sunabilir. Örneğin uzaktan çalışma imkanı olan yüksek gelire sahip kişiler iş arama yükü yaratmadan yeni bir kente yerleşerek vergiden kiraya ekonomik anlamda kente büyük katkıda bulunabilir. Ancak bu durum kentlerin dijital göçebelere istedikleri yerde tercih ettikleri hayat tarzını kurabilmesi için ne tür kolaylıklar ve fırsatlar sunabildiğine bağlı.

Dünya çapında eşyalı daire ve ev kiralayan Berlin merkezli Nestpick kentlerin sunduğu kolaylık ve zorlukları göz önüne alarak uzaktan çalışma açısından en uygun kentler sıralaması hazırladı.

Melbourne birinci, Medellin sonuncu, İstanbul 71.
Üç kategoride yaılan değerlendirmede en fazla puan toplayan şehir Avustralya’nın Melbourne kenti oldu. En uygun maliyetli, en yaşanabilir ve yasalar ve özgürlükler açısından en uygun kent olarak birinci sırada yer alan Melbourne için Avustralya’nın dijital göçebe vizesi sunması da avantaj sağladı.

Sıralamada ikinci kent Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kenti oldu.

Üçüncü sırada ise yine Avustralya’nın bir kenti olan Sidney yeraldı.

İki Avrupa ülkesi dördüncü ve beşinci sırada yer aldı.

Dördüncü sırada Estonya’nın başkenti Talin, beşinci sırada İngiltere’nin başkenti Londra yer aldı.

Sıralamanın sonunda yer alan beş kent ise şöyle:

  1. Danimarka’nın başkenti Kopenhag
  2. İstanbul – Türkiye’den sıralamaya giren tek kent
  3. Belçika’nın başkenti Brüksel
  4. Çin’in Şangay kenti
  5. Fas’ın Marakeş kenti
  6. Kolombiya’nın Medellin kenti

Sıralama nasıl hazırlandı?
75 kentin yer aldığı sıralamada belirlenen üç kategori her kent için ayrı ayrı değerlendirildi.

Maliyet ve altyapı
İlk kategoride temel maliyet hesapları, en az ek masrafla en rahat taşınma ve ev kurma olanakları değerlendirildi. Bu kategoride evde ofis alanı hazırlama ve yeterince hızlı ve verimli internet ağı kurma gibi masraflar önceliklendirildi.

Yasalar ve özgürlükler
İkinci kategoride bir yabancının başka bir ülkede çalışma izni veya vizesi alabilmesinin ne derece kolay olduğu incelendi, ayrıca, vergi indirimi ve başka mali düzenlemeler araştırıldı.

Dijital göçmenler için güvenli ve serbest yaşam imkanının önem taşıdığından hareketle tmel insan hakları ve özgürlüklerin durumunun yanı sıra cinsiyet eşitliği ve LGBT+ ve azınlık gruplarin kabul edilebilirliği gözönüne alındı.

Yaşanabilirlik
Üçüncü kateoride ise bir kenti yaşanabilr yapan faktörlere bakıldı. Kültürel ve dinlenme aktiviteleri ve kentin genel hava durumu, kentteki hava, kirlilik ve ışık kirlenmesi incelendi.

Bu üç kategoride yapılan değerlendirmeler puanlanarak topladı.