Furkan Vakfı: ‘Camide biber gazlı müdahale’ haberiyle yeniden gündeme gelen İslamcı oluşum

0

‘Camide biber gazlı müdahale’ haberleriyle gündeme gelen Furkan Vakfı’nın başkanı Alparslan Kuytul, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kuytul, dört gündür gözaltına tutuluyordu.

İslamcı bir oluşum olan Furkan Vakfı, son yıllarda hükümete yönelik eleştirileri, etkinliklerine yer yer polis müdahaleleri ve karşılaştığı operasyonlarla gündeme geliyor.

Grup, son olarak camilerde “itikaf ibadeti” yapmak istemesi ve güvenlik güçlerinin koronavirüs önlemleri gerekçesiyle bunlara müdahalesi ardından gündem oldu.

Özellikle, Gaziantep’teki bir camideki müdahale sırasında biber gazı kullanılması kamuoyunda tartışma yarattı.

Olay ardından Furkan Vakfı’na operasyon düzenlendi.

Vakıf Başkanı Alparslan Kuytul ve farklı illerdeki grup üyeleri gözaltına alınmıştı.

Peki grup hakkında neler biliniyor?

Alparslan Kuytul kimdir? Vakıf nasıl kuruldu?
Vakfın kurucusu Kuytul, 1965 Adana doğumlu.

Grup da yapının içinde “Hocaefendi” lakabıyla anılan Alparslan Kuytul ile özdeşleşmiş durumda.

Kendi kişisel internet sitesinde yer alan bilgilere göre Kuytul, lisans eğitimini Çukurova Üniversitesi Mimarlık-Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamladı.

Daha sonra Mısır’a gitti ve 1993-1997 yılları arasında El-Ezher Üniversitesi Şeriat Fakültesi İslam Hukuku bölümünde okudu.

1980’li yıllarda daha çok çevresindekilerle dini sohbetler yapan, 1988’de Kardeşler Kitabevi’ni kuran Kuytul, 1994’te ise Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’nı hayata geçirdi.

Alparslan Kuytul’un eşi, grup içinde “Hocahanım” sıfatıyla anılan Semra Kuytul da oluşumun önde gelen isimlerin arasında yer alıyor.

Semra Kuytul, özellikle kadınlara yönelik çalışmalarıyla öne çıkıyor.

Grup, nasıl bir İslamcılık anlayışını savunuyor?
Furkan Vakfı hem dini-ideolojik hem de politik açıdan Türkiye’deki ana akım İslamcı hareketlerden farklı bir görüntü çiziyor.

2019 yılında ortaya çıkan, Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait olduğu iddia edilen, resmi görevlilerin bugüne kadar ne yalanladığı ne de doğruladığı “Dini-sosyal Teşekküller, Geleneksel Dini-Kültürel Oluşumlar ve Yeni Dini Yönelişler” adlı gizli raporda Furkan Vakfı’na da yer veriliyor.

Raporda vakıf, Türkiye’deki “Selefi söylem” kategorisinde gösteriliyor.

Kuytul ise dönem dönem yaptığı açıklamalarda Selefilikle ilgileri olmadığını savundu ve tekfir (Bir Müslümanın başka bir Müslümanı kafir ilan etmesi) anlayışına da karşı olduklarını söyledi.

Selefi gruplarla Suriye konusunda da çok farklı konumlarda yer aldıklarını belirten Kuytul, bir konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bu insanlar Suriye’ye adam götürüyorlardı. Ben yıllar içerisinde bunun bir tuzak olduğunu kaç defa anlattım. O yüzden beni ölümle tehdit ettiler zaten. (…) Ben yıllardan beri; gerek ilmi düzeyde onların görüşlerine katılmadığımı anlattım, gerekse siyasi olarak gençleri toplayıp toplayıp oraya buraya götürmelerine karşı geldim.”

Demokrasi ve laikliğe eleştiriler getiren oluşum, milliyetçilik ve ırkçılığa net olarak karşı olduğunu belirtiyor.

Vakıf, ortaya koyduğu İslami anlayış çerçevesinde, hedefleri arasında “öncü bir nesil” yaratmak olduğunu söylüyor.

Grup, etkinlikleriyle “sahih bir İslam anlayışının oluşması içi çalıştığını” savunuyor.

Kimi uzmanlar tarafından bir cemaat olarak tanımlanan grup, kendisini tanımlarken bu ifadeye pek başvurmuyor. Furkan Hareketi kavramına ise sıkılıkla başvurulduğu görülüyor.

Vakıf, ne tür faaliyetler yapıyor?
Furkan Vakfı’nın merkezi, Adana.

Vakfın bazı faaliyetleri Türkiye’deki İslami tarikat ve cemaatlerin çalışmalarına benziyor.

Sitelerinde yer alan ifadelerle, “Furkan Vakfı, ihtiyaç sahibi ailelere ayni ve nakdi yardımlar yapıyor, öğrencilere burs veriyor”.

Tefsir ve siyer (Muhammed Peygamber’in hayatını anlatan kitaplar) dersleri gibi İslami sohbetler yapıyor.

Yine konferanslar, kermesler, geziler, makale-şiir yarışmaları, kardeşlik geceleri ve çeşitli kültürel etkinlikler düzenliyor.

Vakıf, Furkan Nesli adlı bir dergi çıkartıyor.

Elazığ’da da bir şubesi bulunan vakfın, çalışmaları Adana dışına yayılmış gözüküyor.

Vakfın son yıllarda sosyal medyayı yoğun olarak kullandığı görülüyor.

Özellikle YouTube’daki Furkan TV hesabı sosyal medya hesapları içinde dikkat çekiyor.

Grup, güncel siyaset ile Adalet ve Kalkınma Partisi’ne nasıl bakıyor?
Furkan Vakfı, güncel siyasi gelişmelerle ilgili sürekli görüş bildiren bir grup.

Türkiye’deki birçok tarikat, cemaat ve çeşitli siyasal İslamcı gruptan farklı olarak Furkan Vakfı, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) sert eleştiriler yöneltiyor.

Vakıf, eleştirilerinin dozunu son yıllarda giderek artıyor gibi görünüyor.

Gruba göre, “AKP’nin Türkiye’yi İslamlaştırma gibi bir derdi yok”.

Ayrıca grup, “Türkiye’de bir polis devleti kurulmak istendiğini de” savunuyor.

Oluşum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin oylandığı, 16 Nisan 2017’deki anayasa referandumunda “Evet” veya “Hayır” tavrı almadı.

Grup, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 2018’de Suriye’nin Afrin bölgesinde düzenlediği Zeytin Dalı Harekâtı’nı eleştirdi.

Alparslan Kuytul, Boğaziçi eylemleriyle ilgili açıklamasında Melih Bulu’nun üniversiteye rektör atanmasına karşı çıktı ve “Türkiye gitgide diktatörlüğe doğru götürülüyor” dedi.

İstanbul Sözleşmesi’nin iptalini savunan vakıf, “Aile içi şiddeti İstanbul sözleşmesi değil Kur’an ve Sünnete tabi olmak bitirir” görüşünü savunuyor.

Polis müdahaleleri ve operasyonlar
2017 yılında Adana’da, vakfın bir basın açıklamasına yapılan polis müdahalesi, Türkiye’de İslamcı gruplar açısından uzun yıllardır oluşmayan bir görüntüyü ortaya çıkardı.

O yılın Nisan ayında grubun düzenlemek istediği bir toplu etkinlik, Adana Valiliği tarafından iptal edildi.

Grup hem bu iptal kararını hem de o dönem gazeteci Cem Küçük’ün “AK Parti’nin radikal İslamcılarla, Mavi Marmara’daki manyak tiplerle yollarının ayrılması gerektiği” sözlerini eleştirmek için Atatürk Parkı’nda bir basın açıklaması yapmak istedi.

Polis TOMA’larla, biber gazı ve tazyikli su kullanarak açıklamaya müdahale etti ve birçok kişi gözaltına alındı.

Yaklaşık bir yıl sonra ise Furkan Vakfı’na karşı, “Vakıf faaliyeti adı altında kuruluş amacı dışında anayasal düzene karşı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kamu güvenliğine karşı faaliyet yürütme ve suç örgütü kurma” suçlamasıyla açılan soruşturma kapsamında büyük bir operasyon yapıldı, onlarca kişi gözaltına alındı.

Hakkında farklı suçlamalarla dava açılan Alparslan Kuytul tutuklandı ve toplam 22 ay cezaevinde kaldıktan sonra 2019’da tahliye edildi.

Son olayda ne yaşandı; kim, ne dedi?
Vakfı yeniden gündeme getiren son olaylar ise grup üyelerinin Türkiye’nin farklı kentlerindeki camilerde “itikaf ibadeti” yapmak istemesi ardından başladı.

İtikaf, “Ramazan ayının son on gününde dünya işlerinden ilgiyi kesip camiye kapanarak ibadet etme” anlamına geliyor.

Ancak güvenlik görevlileri, pandemi yasakları kapsamında buna izin vermedi.

Grup üyelerinin camilerden ayrılmayı kabul etmemesi üzerine birçok kişi gözaltına alındı.

Gaziantep’teki bir camide ise bir güvenlik görevlisi, müdahale sırasında biber gazı kullandı.

Olay sosyal medyada gündem oldu.

Gaziantep Valiliği, “amacın ibadet değil sivil itaatsizlik olduğunu” açıkladı.

Kentte 19 Eylül 2019 tarihinden bu yana İl Emniyet Müdürü olarak görevini yapan Cengiz Zeybek, emekliliğini istedi.

Bu arada biber gazı kullanan güvenlik personeli hakkında yasal işlem başlatıldığı belirtildi.

Olayın ardından Türkiye’nin farklı kentlerinde düzenlenen operasyonlarla, Alparslan Kuytul’un da aralarında bulunduğu vakıf üyeleri gözaltına alındı.

İçişleri Bakan Yardımcısı ve Bakanlık Sözcüsü İsmail Çataklı yaptığı açıklamada, yaşananları “provokasyon” olarak nitelendirdi ve “Alparslan Kuytul kimdir? (…) Bu kişi, din kisvesi altında dini istismar eden bir kişi. FETÖ’yü savunan bir kişi. 15 Temmuz’u örtmeye çalışan bir kişi. Türkiye’nin menfaatine ne varsa her fırsatta manipüle etmeye çalışan bir kişi. Sürekli güvenlik güçlerimizle karşı karşıya gelme çabasında olan bir kişi” diye konuştu.

AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Bizi düşmanla, darbe girişimiyle durduramadılar; şimdi her gün güya dindar, üslupsuz aktörlerle gündem olup durduracaklar öyle mi? Oysa sizi Fadime Şahinlerden, Ali Kalkancılardan tanıyoruz. Aktörlere sahip çıkanlara bakın oyunu görün. Hazırlıklıyız. Huzurumuzu bozamayacaksınız!” dedi.

İsmailağa Cemaati’nin önemli isimlerinden, kamuoyunda “Cüppeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü de “Camide provokasyon yapanlar Furkan Vakfı üyeleridir ki bunlar hem FETÖ ile hem PKK ile iç içe olan ve vatanımızı bölmek için uğraşan adamlardır” açıklamasını yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) ise müdahaleyi eleştirdi.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, açıklamasında, “El insaf! Burası işgal altındaki Kudüs mü? Burası Türkiye” sözlerini kullandı.

HDP’nin açıklamasında ise “Camilerde ibadet eden yurttaşlara biber gazıyla müdahale ederek, şiddet uygulanması sadece İslam dünyasının değil tüm insanlığın vicdanını yaralamıştır” ifadeleri yer aldı.