NATO Genel Sekreteri İstanbul’da: Terörizme karşı ayrım gözetmeden mücadele ediyoruz

0

Barış Pınarı Harekatı üçüncü gününe girerken, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’yla görüşmek üzere İstanbul’a geldiği öğrenildi. Yapılan görüşmelerin ardından Çavuşoğlu ile Stoltenberg ortak basın toplantısı düzenleyecek.


NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg sabah erken saatlerde İstanbul’a geldi. Stoltenberg saat 09.30 sıralarında Atatürk Havalimanı’ndan ayrıldı.
Jens Stoltenberg, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ortak basın toplantısı düzenleyecek. Stoltenberg’in saat 14.00’da ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi bekleniyor.

Stoltenberg, Barış Pınarı Harekâtı’nın başlamasının ardından yaptığı ilk açıklamada, “Türkiye’nin meşru güvenlik kaygıları var. Korkunç terör saldırılarına maruz kaldı. Türkiye’nin itidalli davranacağına ve faaliyetlerinin orantılı ve ölçülü olacağına inanıyorum” ifadelerini kullanmıştı.

Stoltenberg ile Çavuşoğlu tarafından düzenlenen ortak basın toplantısında Çavuşoğlu’nın konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

  • Terörizme karşı ayrım gözetmeden mücadele ediyoruz.
  • Güvenliğin bölünmezliği ilkesinde müttefiklerimizin bizimle dayanışma sergilemesi en meşru beklentimizdir. Türkiye’nin meşru endişelerini anlıyoruz demek yetmez, bu dayanışmayı açık bir şekilde görmek istiyoruz.
  • (Sosyal medyada Barış Pınarı Harekatı karşıtı paylaşımlarla ilgili gelen bir soru üzerine) Bu tür kara propagandaların işe yaramadığını gördük. Sivil ölümleri olduğunu iddia ediyorlar ama siviller konusunda kimse Türkiye’ye ders veremez. YPG ‘Türkler Hristiyanlara saldırıyor’ diyerek Hristiyan dünyasından destek almaya çalışıyor.
  • Bu tür kara propagandalar bizi kararlılığımızdan vazgeçiremez. Bizim hedefimiz terör örgütüdür ve bu kara propagandaya karşı durmak da bizim görevimiz.
  • (NATO üyesi bazı ülkelerin Türkiye’nin harekatına karşı çıktıklarını açıklamasının hatırlatılması üzerine) Hepsi PKK ile YPG’nin aynı olduğunu biliyor. Hepsi de Türkiye’nin güvenlik endişelerinin meşru olduğunu söylüyor. Eğer bu endişe meşruysa, bu endişenin kaynağıyla mücadele etmek de meşru hakkımız. Böyle bir yükümlülüğümüz olmasına rağmen bütün uluslararası camiaya bildirimde bulunduk ve bu operasyon için Ankara mutabakatı dahil uluslararası haklarımız olduğunu söyledik. Türkiye müzakere yolunu denemiştir ama başka çare kalmamıştır. NATO müttefiklerini korumak için planlar kabul edildi. Türkiye’yi koruyan plan da NATO konseyi belgelerinde vardır ve bu belgelerde YPG ve PKK da vardır. DAEŞ ortak düşmanımız evet, ancak DAEŞ’le bugüne kadar yüz yüze savaşmış tek NATO ülkesi Türkiye’dir.

  • (İspanya’nın Patriot satmama kararı üzerine) İspanya, Türkiye’deki Patriot hava savunma sistemlerini 15 Kasım’da çekeceğini açıkladı. Bugüne kadar Türkiye’nin hava savununma sistemi yoktu, ancak 2015 yılına kadar NATO vesilesiyle sınırlarımız korunuyordu. Bu korunma meselesinde de bir rotasyon söz konusudur. Ancak tüm bu gelişmeler gösteriyor ki Türkiye kendi savunma sistemini almalıdır. Türkiye her seferinde bir ülkeye yalvaracak değildir, NATO da her seferinde bir ülkeyi ikna etmek zorunda değil.
    Stoltenberg ise şunları söyledi:
  • Türkiye NATO ittifakının çok güçlü bir üyesi.
  • Türkiye şu anda çok zor bir bölgenin sınırlarında bulunuyor. NATO ittifakının hiçbir üyesi Türkiye kadar saldırıya uğramadı.
  • Suriye harekatıyla ilgili endişelerimi, insanların daha fazla acı çekmemesi gerektiğini hatırlattım.
  • Bizim ortak düşmanımız IŞİD. Biz dayanışma içerisinde önemli bir kazanım elde ettik. IŞİD teröristlerinin bir kısmı da şu anda yakalanmış bulunuyor.
  • Türkiye Rusya’dan S-400 almış durumda. Türkiye’nin bu konuyla ilgili bazı nedenleri olabilir ancak koordinasyon ve müttefik uçakları açısından sorun teşkil edebilecek bir uyumsuzluk ortaya çıkabiir.
  • NATO Türkiye’nin ne kadar önemli bir müttefik olduğunun farkındadır ve bütün ittifak üyeleri gibi Türkiye’nin terörizme karşı mücadelesinde halkın güvenliğini sağlamak bizim de görevimiz.
  • (NATO’nun PYD’ye olan bakışı üzerine gelen soru üzerine) NATO’nun kamuya açık bir ‘terör örgütü’ listesi yok. PYD Koalisyon güçleri üyesidir ve ortak düşmanımıza karşı savaşmaya devam ediyor. Kuzey Suriye’de YPG’ye geldiğimizde ise müttefiklerimiz konusunda bir fikir birliği yoktur, Koalisyon’un bir parçasıdır, terörle mücadele edeceğiz ancak Suriye’nin kuzeyinde biz yer almıyoruz, NATO güçleri bulunmuyor.
  • (Türkiye ile ABD arasındaki gerilim üzerine) Varsayımlar üzerinden konuşmam yanlış olur.
  • (İspanya’nın Patriot satmama kararı üzerine) NATO Türkiye’yi farklı hava savunma sistemleriyle korumaktadır, başka kuvvetler de varlıklarını sürdürmektedir. Bunun dışında NATO Türkiye’de askeri altyapı için 5 milyar dolar harcama yaptı. Bu NATO’nun Türkiye’de varlığını sürdürdüğünü, yardımcı olduğunu ve varlığını artırdığını göstermektedir. NATO müttefikleri Türkiye’yi desteklemeye devam edecektir, Türkiye bizim için çok önemli olan bir mücadelenin ön cephesinde yer alıyor. Biz burada yalnızca Türkiye’yi değil, kendimizi de korumak için bulunuyoruz. Türkiye’ye desteğimizi devam ettireceğiz. Türkiye şimdi NATO’dan ek hava savunma füzelerini almaya çalışmakta. Fransa ve İtalya ile devam eden bir diyalog var. ABD ile de Patriot müzakereleri sürüyor. Bütün bu adımlar Türkiye için çok önemli.