Trump yönetimi adım adım savaşa mı hazırlanıyor?

0
trumpkizgin-1
trumpkizgin-1

Donald Trump’ın Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ı görevden almasının ardından bu kez de Ulusal Güvenlik Danışmanı H.R. McMaster’ı görevden almaya hazırlandığı iddia ediliyor.

McMaster’ın yerine düşünülen isimler ise tıpkı yeni Dışişleri Bakanı Mike Pompeo gibi İran konusundaki ‘şahin’ fikirleriyle dikkat çekiyor…
Washington’da aylardır beklenen değişim geçtiğimiz günlerde yaşandı. Daha önce Trump’a ‘moron’ dediği iddia edilen, Beyaz Saray ile bazı dış politika konularında fikir ayrılığına düştüğü bilinen Dışişleri Bakanı Rex Tillerson görevden alındı yerine ise CIA Direktörü Mike Pompeo’nun getirileceği açıklandı.

Ancak Washington yönetiminin çehresini değiştirecek görev değişimleri bununla sınırlı kalacak gibi gözükmüyor. CNN’de yer alan habere göre Donald Trump, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı H.R. McMaster’ı görevden almaya hazırlanıyor.

McMaster’ın görevden alınacağı yönündeki iddialar Beyaz Saray Basın Sekreteri Sarah Sanders tarafından yalanlansa da ABD medyası McMaster’ın Mayıs’ta Kuzey Kore ile yapılacak görüşmelere kadar görevden alınacağı konusunda ısrarcı ancak Beyaz Saray’ın bu görevden almanın eski bir general olan McMaster’ın itibarını zedelemeden yapmanın yollarını aradığı belirtiliyor.

McMaster yerine getirilecek ismin ise henüz net olarak belirlenmediği iddia ediliyor.

Habertürk yazarı Özcan Tikit: Trump, Tillerson’ın yerine asker ve adaleti yanıltma konusunda uzman Harvard’lı bir hukukçu olarak nam salmış CIA Başkanı Mike Pompeo’yu atadı. Pompeo’nun dünya görüşü itibarıyla Trump gibi bir İslamofobik olduğu epeydir biliniyor. Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan karmaşa hali, Pompeo’nun penceresinden bakıldığında radikal İslam’la mücadele olarak görülüyor. İran’ın bölgede giderek artan etkisi de “radikal İslam” gibi ABD çıkarları ve bunu önceleyen Arap rejimlerinin bekası için bertaraf edilmesi gereken bir tehdit olarak okunuyor.

ABD POLİTİKASI ‘ŞAHİNLEŞİYOR’ MU?

Tıpkı McMaster gibi Washington’daki ‘küreselci’ kanatta bulunan isimlerden biri olan Tillerson’ın görevine son verilmesinin ardından Trump, “Şu anda gerçekten istediğim kabineye ve diğer şeylere sahip olmaya çok yakın bir noktadayım” sözleriyle Washington’daki değişimden memnuniyetini açıkça ortaya koydu.

ABD Başkanı’nın Tillerson görevine son verdikten hemen sonra yaptığı “İran ile ilgili fikri ayrılığına düştük” açıklaması, Trump yönetiminde yaşanan değişime de ışık tutar nitelikte gibi gözüküyor.

Zira Tillerson’ın yerine getirilmesi planlanan CIA Direktörü Mike Pompeo, İran karşıtı fikirleriyle biliniyor. Pompeo’nun göreve getirilmesi İran ile 2015’te yapılan ve ambargoların kalkması karşılığında, İran’ın nükleer çalışmalarını sınırlayan nükleer anlaşmanın kaderi konusunda da belirleyici olacak.

Pompeo, daha önce yaptığı açıklamalarda ‘nükleer anlaşmanın’ ABD için teslim olmak anlamına geldiğini söylemiş ve “Amerikan halkının isteği dışında yapılan bu anlaşma İran’ın totaliter rejiminin terörist pratiklerini geliştirmeye devam etmesini mümkün kılıyor” ifadelerini kullanmıştı.

Donald Trump: İran anlaşmasına baktığınız zaman, bunun berbat olduğunu düşünüyorum. Tahmin ediyorum ki, Tillerson anlaşmanın iyi olduğunu düşünüyordu. Aynı şeyi düşünmüyorduk. Mike Pompeo ile ise çok benzer düşüncelerimiz var. Çok iyi gideceğini düşünüyorum.

Görevden alınacağı iddiaları ABD basınında geniş yer tutan Ulusal Güvenlik Danışmanı H.R. McMaster’ın yerine gelecek isim konusunda da farklı isimler ortaya atılıyor.

The Washington Post’un iddiasına göre, Trump’ın McMaster’ın yerine düşündüğü isimlerin başında ABD’nin eski BM Büyükelçisi John Bolton geliyor. Bolton da tıpkı Tillerson’un yerine getirilen Mike Pompeo gibi İran karşıtı düşünceleriyle ön plana çıkıyor.

2015’te New York Times için bir makale kaleme alan Bolton, İran’a yönelik önleyici saldırı yapılmasını önermiş, geçtiğimiz yıl yazdığı yazıda ise Trump’tan nükleer anlaşmayı iptal etmesini istemişti.

Ulusal Güvenlik Danışmanlığı koltuğu için bir diğer potansiyel aday ise Ulusal Güvenlik Konseyi’nin özel kalem müdürü Keith Kellogg. Kellogg, Irak’ın işgali ve sonrasındaki süreçte önemli bir rol üstlenen isimlerden biri olmuştu.