Beş soruda Dünya Kupası

0

Katar’da 20 Kasım’da başlayacak olan turnuva, tarihin en tartışmalı Dünya Kupası olma niteliğini taşıyor.Etkinliğin 2010 yılında FIFA tarafından Katar’a verilmesi, dünya çapında büyük tepki çekmişti. Ev sahipliği hakkının Katar’a verilmesinde sorumluluk taşıyan dönemin FIFA Başkanı Sepp Blatter, birkaç gün önce İsviçre basınına yaptığı açıklamada, karardan ötürü pişman olduğunu söyledi. Tercihinin “kötü bir seçim” olduğunu söyleyen Blatter, Katar’ın Dünya Kupası’na başarılı bir ev sahipliği yapabilmek için “çok küçük bir ülke” olduğunu söyledi. Ancak geride kalan 12 tartışmalı yılın ardından dünyanın en büyük futbol etkinliği Katar’da başlıyor. İşte Dünya Kupası’yla ilgili merak edilenler…

Dünya Kupası nasıl başlayacak?

Etkinliğin açılış töreni, 20 Kasım akşamında yapılacak. Turnuva, A Grubu’nda yer alan Katar ve Ekvador arasındaki karşılaşmayla başlayacak. Ekvador Devlet Başkanı Guillermo Lasso, toplumdaki tepkiler nedeniyle, ülkesinin Katar karşısında oynayacağı üst düzey karşılaşmada tribünde yer almayacağını açıkladı. Açılış töreninde dünyaca ünlü müzisyenler Black Eyed Peas, Robbie Williams ve Nora Fatehi’nin yanı sıra 2010 Dünya Kupası’nın resmi şarkısını da seslendiren Shakira’nın da yer alacağı belirtiliyor. Öte yandan İngiliz şarkıcı Dua Lipa’nın, Katar’da sahne almayı reddettiği kaydediliyor. Aynı zamanda Rod Stewart da, Katar’da sahne alması için teklif edilen, 1 milyon doları aşan teklifi reddettiğini açıkladı. Turnuvanın final karşılaşması ise 18 Aralık’ta oynanacak. Turnuvada, Türkiye yer almıyor.

Katar neden eleştiriliyor?

Söz konusu Dünya Kupası, 1930’da Uruguay’da başlayan Dünya Kupası tarihinde gerçekleşecek en tartışmalı turnuva olma özelliğini taşıyor. Bu nedenlerin başında, Katar’da insan haklarının durumunun yanı sıra, Dünya Kupası hazırlık sürecinde yaşanan insan hakkı ihlalleri geliyor. Londra merkezli Equidem kuruluşunun turnuva başlamadan 2 hafta önce yayınladığı bir rapor, turnuvanın yapılacağı stadyumların inşa sürecinde istihdam edilen işçilerin ağır insan hakkı ihlallerine maruz kaldıklarını su yüzüne çıkardı.

75 sayfalık raporun hazırlanma sürecinde elde edilen verilere göre, göçmen işçiler uzun saatler boyunca ve çok zor şartlar altında çalıştırıldı ve ayrımcılığa maruz kaldı. Göçmen işçiler, Katar nüfusunun büyük çoğunluğunu ve aynı zamanda iş gücünün yüzde 95’lik kısmını oluşturuyor. Ülkedeki işçilerin çoğunluğu Hindistan, Bangladeş ve Nepal gibi yoksul ülkelerden geliyor. Katar, 2010’da ev sahipliği yapma hakkını kazanmasının ardından, hızlı bir metro sistemi, otoyollar, oteller ve stadyumların inşa edilmesi için göçmen işçilerden faydalandı. Göçmen işçilerin yıllar boyunca diğer işçilerle oda paylaştığı ve ailelerini göremedikleri kaydediliyor.

Eylül ayında ziyaret ettiği Katar’da söz konusu alanda alınan önlemlere değinen Almanya Başbakanı Olaf Scholz, “Yapılanlar bizim arzu ettiğimizin yakınından geçemese bile, işçilerin durumuna ilişkin uzun vadeli bazı sorunlar konusunda olumlu gelişmeler olduğunu dikkate alıyoruz” diye konuşmuştu.

Futbolseverler ne kadar ilgi gösteriyor?

Alman futbolseverlerin, geçmiş yıllardaki Dünya Kupalarına göre, Katar’daki turnuva için çok daha az bilet aldığı belirlendi. Resmi FIFA verilerine göre, Katar için Almanlara 35 bin bilet satıldı. Bu, 2018’de Rusya’daki Dünya Kupası için satılan 62 bin ve 2014’te Brezilya için satılan 58 bin biletin çok altında. Doha’ya giden Alman taraftar grubunun lideri Philipp Beitzel, “Dünya Kupası’na özel bir atmosferin gelişmesini ­sağlayacak şartların oluşup oluşmayacağı muallak” diye konuştu. Turnuva için Katar’a 7 ila 9 bin arası Alman taraftarın gideceği tahmin ediliyor.

Aynı zamanda Almanya’da Katar’a eleştiri olarak “Benim Dünya Kupam değil” adında bir slogan da ortaya çıkmış durumda. Tüm bu gelişmeler, FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun “Tüm zamanların en iyi Dünya Kupası olacak” sözüyle pek örtüşmüyor. Infantino’nun dört yıl önce de Rusya için “tüm zamanların en iyisi” tabirini kullandığını unutmamak gerekiyor.

Taraftarlar neden Katar’a gitmek istemiyor?

İnsan hakları ihlallerine ek olarak, dünyanın dört bir yanından taraftarları, Katar’daki hukuki sistem ve katı davranış kuralları caydırıyor. Örneğin Katar’da toplumsal alanda sarılmak ve öpüşmek yasak. Sarılırken veya öpüşürken yakalanan taraftarların ceza alması söz konusu olacak. Ülkede evlilik dışı cinsel ilişki de yasak ve bu suçu işleyenlerin yedi yıla kadar hapis cezası alması söz konusu.

Çok sayıda futbolseverin ilgisini çeken bir diğer konu da, Katar’a gittikleri takdirde alkol tüketip tüketemeyecekleri. Katar’da kamusal alanda alkol tüketimi ve içkili bir biçimde dolaşmak kanunen yasak. Dolayısıyla alkol tüketimi yalnızca özel bir lisansa sahip olan otellerde mümkün olacak ve bir biranın fiyatı ortalama 15 Euro olacak.
Ancak Katar devletinin Dünya Kupası nedeniyle bazı istisnalara olanak tanıdığı belirtilmişti. Buna göre, stadyum çevresinde maçların öncesi ve sonrasında alkol satılabileceği ifade edilmişti. Aynı zamanda stadyumlarda da alkolsüz bira satın almak mümkün olacağı dile getirilmişti. İddialar arasında, pahalı localarda yer ayırtan taraftarların, maç sırasında alkol tüketebileceği de bulunuyordu. Ancak Cuma günü, stadyumlar ve stadyum çevresinde alkol tüketimine izin verilmeyeceği açıklandı. Aynı zamanda, Katar’da kadınlara biçilen rol ve LGBTQ bireylere yönelik ayrımcı tavır da çok sayıda Batılı futbolseverin Katar’a karşı olumsuz bir tutum benimsemesine yol açmış durumda.

Katar’ın Dünya Kupası Büyükelçisi Halid Selman’ın, Alman yayın kuruluşu ZDF’e verdiği röportajda, eşcinselliği “ruhsal zarar” olarak tanımlaması, Alman kamuoyunun sert tepkisini çekti. Selman, “Dünya Kupası sırasında birçok şey bu ülkeye gelecek. Mesela eşcinseller hakkında konuşalım… Buraya gelen herkes, kurallarımızı kabul etmek zorunda kalacak” ifadelerini kullandı. Katarlı diplomat, eşcinselliğin “haram” olduğunu da söyledi.

Ne kadar para harcandı?

Katar 2022’nin en önemli ve ayırt edici özelliklerinden bir diğeri de, turnuvanın bugüne kadar en çok para harcanan Dünya Kupası olma özelliğini taşıması. Bazı tahminlere göre, Katar’daki Dünya Kupası, bugüne kadarki 21 Dünya Kupası’nın tümünün toplamından daha fazla paraya mal oldu. Çeşitli rapor ve uzman görüşlerine göre, toplam maliyetin 200 milyar ABD Doları’nı aştığı tahmin ediliyor. Karşılaştırmak gerekirse, 2018 Rusya ve 2014 Brezilya, tarihin şu ana kadarki en pahalı etkinlikleri olmalarına rağmen, her biri için 15’er milyar doların altında bir meblağ harcanmıştı. Sheffield Hallam Üniversitesi’nde spor ve finans alanında çalışmalarını yürüten Dan Plumley, “Tabii işin sonunda tam olarak ne kadar para harcanmış olacağını da bilmiyoruz” değerlendirmesini yaptı.